Facebook’ta “F Klavyemiz” Grubu Kuruldu! 3 Mayıs
Efendim, son günlerin modasına uyarak Facebook üzerinde bir grup oluşturdum. Bu grupta zaman zaman t-infection.com sitemizde yazmış olduğum F Klavye makalelerini bulabilir ve yeni yazacağım günlükleri takip edebilirsiniz.
Siz de takdir edersiniz ki t-infection.com üzerinden F klavyemizin yaygınlaşması ve yazım teknikleriyle ilgili istediğim kadar yazı yazsam da bu sadece ziyaretçilerimiz ile kısıtlı kalıyor. Daha fazla açılım yapabilmek, insanların farklı görüşlerini duyabilmek, farklı yöntemleri kullanabilmek ve en önemlisi sesimizi biraz daha fazla duyurabilmek için bu grubu açmaya karar verdim.
Yeni gönderi ve yazım tekniği makalelerimiz tüm bunlarla birlikte haberlerimiz ile Facebook grubunda görüşmek üzere.
F Klavye Bizlere Neler Kazandırır? 12 Mart
F Klavye Bizlere Neler Kazandırır?
F Klavye’mizle ilgili makale serimizde son bölümü yazmak için büyük bir gayret içindeyim. Bir yandan da e-postama gelen soruları yanıtlamakla meşgulüm. Bu sorular genellikle F Klavye’nin bizlere getireceği kazançlarla ilgili. Ayrıca her zaman olduğu gibi yıllarca Q klavye kullanmış olan kişilerden bu konuda tereddütleri olduğunu bildiren gönderiler alıyorum. Öncelikle aşağıda bir soru listesi yapmak istiyorum, bunlara makalemizin ilerleyen bölümlerinde tek tek cevap vereceğim;
- F Klayve Öğrenmek Bize Neler Kazandırır?
- F Klayve Kullanan Birisi Rahatlıkla İş Bulabilir mi?
- Q Klavye kullanan birisiyim F Klavye’ye geçmem çok uzun sürer mi?
- F Klavye ile hızlı yazı yazabilir miyim?
- F Klavye ile yeterince hızlı yazamadığımı düşünüyorum.
- F Klavye kullandığım bilgisayarda yok.
- F Klavye dizilimine sahip klavye bulmakta zorlanıyorum.
F Klavye Kullanmanın Avantajları 13 Aralık
Aslına bakılırsa F klavye konusunda (daha önce de söylediğim gibi) son yazımı yazdıktan sonra (Okullarımızdaki F Klavye Eğitimi) bu yazı dizisini bitirmeyi düşünüyordum. Ancak daha öncesinde yazmış olduğum F klavye ile ilgili yazılara birçok soru ve görüş eşlik ediyor. Bunları anlatmak ve daha da detaylandırmak içinse neredeyse yorumlarımda yeni bir yazı yazmış kadar yoruluyorum.
Son olarak ilgili yazılarıma gelen sorular nedeniyle böyle bir yazıyı yazma ihtiyacı hissediyorum. Zaten F klavye konusunda birçok açıdan klavyemizi kullanmanın avantajlarına bakış yapmıştım ancak bu konuda detaylı bir yazı yazmamıştım. Bu makalemizde ise kısaca F klavye kullanmanın avantajlarından bahsedeceğim.
(ÖNEMLİ NOT: Arkadaşlar, sevgili ziyaretçiler siteme gelen büyük bir çoğunluk F klavye konusundaki yazılarımı okuyarak bilgileniyor. Ancak şunu belirtmek istiyorum ki ben F klavye hocası değilim, F klavye uzmanı da değilim. Sadece İsmail hocam sayesinde F klavyeyi gereğince öğrenmiş ve bunu diğer insanlara aşılamayı kendine amaç edinmiş bir kişiyim. Hacettepe Üniversitesi’nde kazandığım F klavye tecrübelerini insanlarla paylaşıyorum hepsi bu. Uzman olmadığımı sadece bu konuda deneyimli bir insan olduğumu bir kez daha dile getirerek yazıma kaldığım yerden devam etmek istiyorum)
F Klavye Öğrenmek Zor Değildir! 27 Ekim
F Klavye yazı dizimiz kaldığı yerden devam ediyor arkadaşlar. Bu yazıda aslında dizinin son ve can alıcı yazısı olan “Okullarımızdaki F Klavye Eğitimi” başlıklı yazıyı duyurmak istiyordum ancak yine malum sebeplerden dolayı bunu ertelemek zorunda kaldım. Fakat kısa bir süre önce F klavyemiz ile ilgili başka bir güzel olay yaşadım. Hem bunu sizlerle paylaşmak hem de F klavye eğitimine yeni başlayan kişilere yol gösterecek bir iki başlangıç tekniğinden bahsetmek istiyorum.
Yazının Devamını Göster ▼
F Klavye ve Başarma İsteği 9 Ağustos
Bu yazıya nasıl başlayacağımı bilmiyorum gerçekten. Geceyarısı maillerimi kontrol ederken aşağıda birazdan okuyacağınız hoş bir mail ile karşılaştım. Bu mail içeriği ve anlattıkları bakımından ne kadar doğru yolda olduğumu gösterdi. F klavye konusunda yapmış olduğum çalışmalar, grafikler, anlatımlar ile insanlarımıza biraz olsun F klavyenin güzelliğini ve avantajlarını anlatmaya çalıştım. Bu anlatımlarımda biraz olsun başarılı olmuş olacağım ki aşağıda okuyacağınız mail ile karşılaştım. Zaten F klavye konusunda birçok mail alıyorum ancak bu mail gönderen kişinin azmi ve gayreti nedeniyle hem beni çok mutlu etti hem de beni çok onurlandırdı. Şimdi sizlere bu maili aynen sunuyorum.
“Volkan bey teşekkürlerimle başlamak isterim.
Bundan birkaç ay önce dayısı kızıma bir bilgisayar armağan etti, önceleri ben hiç ilgilenmemiştim (tozunu almaktan başka). Sonra baktım benim küçük kız bayağı bişeyler yapıyor hadi, dedim kendime artık başla. Başlayacağım ama hiçbir şey bilmiyorum;derken önce bir yazı yazmayı öğreneyim sonra bilgisayar kullanmayı diye düşündüm. Hayır, yapınca iyi yapmalı en iyi şekilde olmalıydı. Nette arandım durdum ve f klavyede q klavyeden daha hızlı yazılabileceğini öğrendim. Öğrendim ama benim klavye q anlayacağın başlamadan bitti bilgisayar sevdası çünkü f klavye satan bir yer bulamadım. Netten q klavyenin f klavyeye çevirme ayarlarını öğrendim ve uyguladım şuan açılış dilim türkçe f Sonra türkeğitim.net uçan parmaklardan on parmak f klavye yazmayı öğrendim bir süre önce ama bakmadan çok zor oldu(baksam ne olurki klavye q), etiketler varmış onlardan alayım dedim sonra vazgectim. Şimdi benim sorunum tamam klavyeye bakmadan yazabiliyorum ama sürekli ekrana bakıp kontrol ederek anında düzelterek ilerleyebiliyorum, ayrıca çok yavaşım çok hatalı yazıyorum. Dün buna bir çözüm bulmam gerektiğini düşünerek nette f klavye yazım hızını artırmak diye girdim ve iftectionla tanıştım orada yazdıklarınız çok güzel (yazım hızı 500 harika) Bende wordpad var denedim ama sözettiğiniz gibi istatistik falan yok. Bende istatistik olması açısından uçan parmaklardaki harfleri tekrar denedim ve işte sonuçlar: (Burada okurumuz yaptığı çalışmanın sonuçlarını göndermiş, isteği doğrultusunda yayına almadım) Görüldüğü gibi berbat.ŞİMDİ SORUM:SİZCE BİR UMUT VAR MI? (ZİRA BENİM YOK) NE KADARLIK BİR ÇALIŞMA SONRA SİZİN GİBİ OLABİLİRİM (YA DA OLABİLİRMİYİM) WORD PROGRAMINI NASIL ELDE EDEBİLİRİM?
LÜTFEN beni sitenizde yayınlamayın (kimsenin gülmesini istemem) ya da yayınlarsanız takma ad kullanın. Uzun bir mail oldu umarım sıkılmamışsınızdır.Bana dönmenizi bekliyorum.
Saygılarımla Volkan Bey”
Mail bu şekilde gönderilmiş. Samimi ve gayet açık bir şekilde yazılan bu maile en iyi cevabımı vermek zorundayım. Söz konusu okurumun isteğini kırmayarak adını vermiyorum. Onun için “Çalışkan İnsan” rumuzunu kullanmayı tercih edeceğim. Sanırım bu durumdan rahatsız olmaz. Yazının Devamını Göster ▼
Sorunuzda diyorsunuz ki; Sizce bir umut var mı?
Her zaman umut vardır, F Klavye ile ilgili şuradaki röportajımı okuduysanız İsmail hocamın benim için yazdığı izlenimleri takip edebilirsiniz. Orada benim durumum gerçekten içler acısıydı. Sizden bile daha kötü yazıyordum ancak umudumu hiç yitirmedim. Sürekli çalıştım. On parmak programını kısa bir süre kullandım ve daha sonra kendi başıma önceleri internet adreslerini yazarak daha sonra kısa yazılar yazarak klavyeye olan alışkanlığımı arttırdım. Bu sayede bugünlere kadar geldim. Tabi bu durumda sürekli bilgisayar başında olmak ve çalışmak da artı etkenler ancak Hacettepe Üniversitesi’nde evinde bilgisayarı olmayan, F klavyeyi öğrenmeyi çok isteyen, sadece ders saatlerinde ve bir iki saat fazla F klavye çalışabilen ve buna rağmen çok hızlı yazı yazan arkadaşlar tanıdım. Onların azmi ve gayreti maddi imkanı olupta bu işle yeterince ilgilenmeyen insanlar için bir örnek teşkil ediyordu. Umut her zaman vardır, sakın çalışmalarınıza ara vermeyin. Kendinizi sıkmayacak biçimde günde 20 veya 30 dakikanızı bu işe ayırmanız yeterlidir.
Bir başka sorunuz ise; Ne kadarlık bir çalışma sonra sizin gibi olabilirim? Aslına bakarsanız mevcut F klavye kullanıcıları arasında benim hızım çok kötü bir hız. En azından ben kendimi öyle görüyorum. Tamam bilgisayar başında sürekli F yazıyorum ama bunu alıştığım tempoda ve hızımı arttırmadan yapıyorum. Bu nedenle artık kendimi çok hızlı yazıyor kategorisine sokmam kendimi kandırmamla eşdeğerdir. Ancak yine de dakikada 400 vuruşa ve üzerine çıkmamanız için hiçbir neden yok. Yukarıda bahsettiğim gibi kendinizi sıkmayacak biçimde düzenli çalışmalar yaparsanız çalışma hızınızın çok daha artacağını göreceksiniz. Nacizane benim de sitemde F klavye ile ilgili yazdığım yazıları okursanız bunlarda size faydalı olacaktır.
Son sorunuza gelince; MS Word programı MS Office ailesi içinde gelen bir programdır. Office versiyonu 2000′den aşağı olmamak kaydıyla herhangi bir Ms Office cd’si bulabilirseniz o cd’den programı bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Bilgisayar cd’leri satan yerlerden bu cd’yi edinebilirsiniz. Ms Word programında daha önce bahsettiğim gibi yazım hızımızı ölçmek ve hatalarımızı görmek daha kolay ve güzeldir.
Umarım bu güzel mailinize iyi bir cevap olmuştur. Sizler gibi Çalışkan İnsanların artması dileğiyle. Lütfen çalışmalarınızı bırakmayın…
Saygılarımla, Volkan KARAKUŞ
F Klavye ve Eğitimi Üzerine Bir Röportaj 22 Temmuz

F klavye konusunda şu ana kadar yapabileceğim en iyi şeyi yapmış bulunmaktayım. Uzun süredir üzerinde düşündüğüm röportajımı duayenim, hocam ve abim İsmail Dinç ile gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Büyük bir özveri ile sorularıma yanıtlar verdi, bilgisini sonuna kadar kullanıp benim gibi insanların F klavye konusunda yapmış olduğu tanıtımlara destek verdi, her zaman F klavyeyi savundu ve gereksiz düşüncelerin içine saplanmadan bunu yapabildi.
Bu röportajımızda İsmail Hocamı biraz yakından tanıyacağız, onun F klavye konusunda sormuş olduğum sorulara verdiği “çarpıcı” yanıtları göreceğiz. Halen fiili olarak Öğretim Görevlisi olarak bulunduğu kurum içinde F klavye konusunda yaptıklarını beraber okuyacağız. Sizleri daha fazla konudan uzaklaştırmamak için röportajımızı noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyorum. (Hocam size bana F klavyeyi kullanmayı ve iyi bir akademisyenin nasıl olmasını öğrettiğiniz için bir kez de ziyaretçilerimin huzurunda şükranlarımı sunuyorum, çok teşekkür ederim)Yazının Devamını Göster ▼
- Hocam kendinizden ve eğitim kariyerinizden biraz bahsedebilir misiniz? Ziyaretçilerimizin sizi kendi söylemlerinizle tanımasını isterim.
1959 Trabzon/Çaykara doğumluyum, 1968 yılından itibaren Ankara’da yaşamaktayım. Doğal olarak bütün eğitimimi Ankara’da tamamladım. Bir yıl Gazi Üniversitesi Matematik Bölümü, 3 yıl A.Ü.Eczacılık Fakültesinde okudum. Değişik nedenlerden dolayı bu okullardan mezun olmadan ayrılmak zorunda kaldım. Son olarak H.Ü.Sağlık İdaresi Yüksekoku’lunu 1985 yılında bitirdim. Bir süre serbest çalıştıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri’nde Başhekimlik Gece İdareciliği yaptım. Hacettepe Üniversitesi Hastanelerinin 1998 yılında Elektronik Hasta Kayıtları alt yapısının kurulmaya başlanmasıyla H.Ü.İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde Sistem İşletme Şefi olarak 3 yıl çalıştım. 2000 yılında “Bilgisayar” ve “10 Parmak Yazım Teknikleri” derslerini vermek amacıyla H.Ü.Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na Öğretim Görevlisi olarak atandım. Halen bu görevi sürdürmekteyim.
Bilgisayarlarla ilk kez 1985 yılında İletişim Yayınlarının haftalık olarak yayınladığı “Bilgisayar Çağdaş Teknoloji Ansiklopedisi” ni fasiküller halinde alıp okuyarak başladım. Fakat o yıllarda ülkemizde bilgisayarlar yaygın olarak kullanılmadığı için bu konudaki bilgim teorik olarak ve yüzeyel kaldı. İlk bilgisayarla tanışmam 1992 yılında görev yaptığım hastanede O dönemdeki başhekimin odasında yer alan bir bilgisayarda başhekimimizin yazmamı istediği birkaç sayfalık yazıyı yazmakla oldu. Tabiî ki klavyeye ve monitöre bakarak ve zorunlu olarak Q klavyede.
- Size şunu sormak istiyorum, günümüz internet ve bilişim dünyasında bir Q klavye üstünlüğü mevcut. Ancak biz biliyoruz ki 1950′li yıllardan itibaren de yasalaşan bir F klavyemiz var. Bilişim sektöründeki Q klavye üstünlüğünü bir eğitimci olarak siz neye bağlıyorsunuz?
Güncelliğini hala koruyan güzel bir soru.
Aslında “günümüzde İnternet ve bilişim dünyasında bir Q klavye üstünlüğü var” fikrine tam olarak katılmıyorum. Dünyada hangi ülkenin resmi dili İngilizce ise o ülkelerde yaygın olarak Q klavye kullanıldığını biliyoruz. Resmi dili İngilizce olan bu ülkelerin dışındaki birtakım ülkeler ise Q klavyeyi temel alarak kendi resmi dilindeki harfleri de ekleyip kendi ülkelerine uygun klavyeyi kullanmaktadırlar. Örneğin Fransızların yada Almanların A klavyesi gibi. Fakat işin özünde şu var. Bir ülke kendi klavyesini yaratmak zorundadır. Pratik bunu göstermektedir. Bir Çinli, Bir Rus, Bir Hindistanlı yada bir Arap kendi diline uygun klavyeyi kullanmaktadır. Siz bir Çinliye Q klavyeyi vererek ondan Çince yazmasını bekleyemezsiniz. Bu düşünceden yola çıkarsak 1,5 milyon nüfuslu Çin, 1 milyonu aşkın Hindistan, 500 milyonluk Arap ülkeleri, Rusya, Japonya, Fransa, Almanya, Doğu Avrupa ülkeleri kendi ülkelerinde Q klavyeyi temel alan ancak mutlaka resmi dillerinde olup İngilizcede olmayan birçok harfi klavyelerine eklemek suretiyle kendi dillerine uygun klavyeyi kullanmaktadırlar. Biz de Q klavye’ye İngilizcede olmayıp Türkçede olan ç, ğ, i, ö, ş, ü gibi harfleri orijinal Q klavyedeki harflerin yerini koruyarak, klavyenin sağ tarafına yerleştirip adına Türkçe Q klavye dediğimiz devşirme bir klavye türünü yaygın olarak kullanmaktayız.
Kendimizi niçin Q klavye kullanmak zorunda hissetmemizin bir takım nedenleri var. Bunların önemli olanlarını şu şekilde sıralayabiliriz.
? Birçok üründe olduğu gibi klavyede de dışa bağımlı bir ülke durumunda olmamız sonucu Kendi dilimize uygun olan F klavyeyi üretmek yerine işin kolayını seçerek Q klavyeyi ithal etmeyi tercih etmiş olmamız.
? Q klavye kullanma alışkanlığının yada bağımlılığının ülkemizde bu kadar yaygın olmasını Emre AKÖZ; dünyanın birçok ülkesine yayılmış olan Mc Donald’s bağımlılığına benzetmektedir. Mc Donald’s ın dünyanın her yerinde satıyor olması onun kaliteli ve doğru ürün olduğu anlamını taşımaz.
? Q klavyeyi satın almanın daha kolay ve ucuz olması üreticilerin ve ithalatçıların işine gelmektedir. Çünkü tek bir standardı üretmek ve pazarlamak daha kolay ve ucuz olmaktadır. Bunun için bu üreticiler dilleri birbirinden farklı olan ülkelere özgü klavye üretmeyi maliyetleri arttıracağı için tercih etmemektedirler.
? F klavyenin bilgisayar yazılımlarını desteklemediği konusundaki yanlış bilginin hala yaygın olarak düşünülmüş olması.
? F klavye konusunda var olan yasaların tekrar gözden geçirilerek dilimize uygun olmayan ürünlerin ithalatının ve kullanımının yasaklanmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılmamış olması
? Devletin denetim ve kontrolünü kolaylıkla sağlayabileceği devlet daireleri ve eğitim kurumlarında F klavye kullanma zorunluluğunun sağlanamamış olması.
? F klavye kullanmanın Q klavye kullanımına göre üstün yanlarının olduğunu ısrarlı ve etkili anlatabilecek entelektüel kesimin fikir birliği yaparak bu konuya gerektiği kadar önem vermemiş olması (Emre KONGAR, Emre AKÖZ, vb. hariç)
- Sizce okullarımızdaki F klavye eğitim ne düzeyde, daha da ileri noktalara taşınabilir mi, bunun için sizin kişisel görüşünüz nelerdir?
Bilgisayarda uzun süre yazı yazmayı gerektiren Ticaret Meslek Liseleri, Adalet Meslek Liseleri, Meslek Yüksekokullarının Büro yönetimi ve Sekreterlik Bölümleri, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümlerinde 10 Parmak F klavye eğitimi verilmektedir. Ayrıca ders olarak verilmese bile etkin ve doğru klavye kullanmayı gerektiren Güzel Sanatlar Fakültelerinin Grafik ve Tasarım bölümlerinde genelde Macintosh bilgisayarların kullanılması nedeniyle bu okulların öğrencileri kendilerini F klavye kullanma zorunluluğunu hissettikleri için bu işi kendileri öğrenmektedirler. Çalışma yaşamında ise Dizgi ve Tasarım işleri ile uğraşan kişiler yaygın olarak F klavye kullanmaktadırlar.
Tabiî ki bu durum yeterli değildir. Özellikle Eğitim kurumlarındaki bilgisayarlar mutlaka F klavye ile kullanılmalıdır. Bilgisayar ile yeni tanışan bu öğrenciler okullarında gördükleri F klavyeli bilgisayarları evleri içinde gerekli görecekler ve böylece eğitim dışında kalan insanlar da zorunlu olarak F klavye kullanmak durumunda kalacaklardır.
Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteren Bilgisayar Kurslarında ve Halk Eğitim Merkezlerinde F klavye kullanmayı zorunlu hale getirecek düzenlemelerin yapılması gereklidir.
Q klavye kullanmanın bir avantaj olmayıp bir zorunluluk olduğu bilincini yaymalı ve bu bağımlılıktan kurtulmak için daha çok çaba sarf etmeliyiz.
- Bir F klavye eğitimcisi olarak gençlerimize F klavye mi Q klaye mi konusunda ne gibi farklı tavsiyeleriniz olabilir?
İstersen bu konuya geçmeden önce seninle nasıl tanıştığımı ve F klavye ile ilgili yaşamış olduğumuz süreci kısaca anlatmak istiyorum. Senin F klavye yazmaya nasıl başladığının bilinmesi bu konu ile ilgili anlatacaklarımı çok iyi özetleyecektir.
Seni ilk kez; okulumuzun bilgisayar laboratuarında bir bilgisayar başında web sayfası tasarlarken görmüştüm. HTML kodlarını yazarken kısa bir gözlem yapmıştım; klavyeyi azımsanmayacak kadar hızlı kullanıyordun. O anki gözlemlerim, senin dakikada 250 karakterin üzerinde tuşladığını gösteriyordu. Bu beni etkilemişti. Fakat daha dikkatli baktığımda Q klavye kullandığını gördüm. İlk kez bu kadar hızlı bir Q klavye kullananı görmüştüm, bu beni etkilemişti. Ve seninle tanışma gereksinimi duydum. Tanıştıktan sonra efendi kişiliğin, zekan ve bilgisayar kullanma becerin beni etkilemişti. Bu durumda sana birkaç öneride bulunma ihtiyacı duydum. Bu önerim tabiî ki klavyeyi F düzeninde 10 Parmakla yazma önerisiydi. Sen hiç tereddüt etmeden bunu hemen uygulayacağını söylemiştin. Çünkü klavyeye ve monitöre bakmadan yazabilen öğrencilerin klavyeyi kullanma biçimleri seni etkilemişti. Bunun nasıl olacağını sorduğunda sana; F klavye eğitimi için kullandığımız “Logo 10 Parmak” programını kullanmakla başlayabileceğini söylemiştim. Hemen sonrasında da F Klavye düzeninde 10 Parmak yazmanın avantajlarından, tekniğinden ve gerekliliğinden bahsettim. Bunun dışında seninle F klavye konusunda hiç ilgilenmedim. Çünkü o andaki düşüncem şuydu; Benim öğrencim değildin, Okulumuzun başka bir bölümünün öğrencisiydin ve almakta olduğun eğitimin için de F klavyeyi kullanmanı gerektirecek bir neden göremiyordum. Fakat zaman geçtikçe ve seni Bilgisayar laboratuarında her gördüğümde; sürekli F klavye kullandığını gördüm. Başlangıçta çok yavaştın ve ben sana kaplumbağa hızında yazıyorsun diye takılıyordum. Çünkü o anki yazma hızın dakikada en fazla 25-30 civarındaydı. Yetiştirmen gereken çok acil işler olmasına rağmen sen, yavaşta olsa klavyeye bakmadan 10 parmak yazmayı sabırla ve diğer arkadaşlarının sana takılması pahasına inatla sürdürdün. Senin için zor olan bu dönem çok kısa sürdü. Birkaç hafta geçtikten sonra; senin F düzeninde 10 parmak yazma hızının dakikada 150-200 karakter aralığına geldiğini gördüm. O anki durumun 10 Parmak Yazma Teknikleri dersini almakta olmalarına rağmen bu işin önemini kavrayamamış birkaç öğrenciden daha iyi olduğunu gösteriyordu. Bu iş hoşuma gitmişti. Seni gözlemlemeye devam ettim. Dönem sonunda sen artık bu dersi alan öğrencilerin en iyilerinin arasındaydın. Okul bitmiş, sizler mezun olmuş ve sen İstanbul’a ailenin yanına dönmüştün. Web sayfası tasarlamak, grafik-dizgi yapmak uğraşıların arasındaydı. Bunları yaparken F klavye kullanmaktan hiç ödün vermedin. Bu durum senin bu konudaki gelişimini hızlandırdı. Aradan geçen bir yıldan sonra seninle MSN’de yazışırken; en az beş satırdan oluşan mesajların çok kısa sürelerde ve ardı ardına geldiğini gördüm.
Sana dakikada kaç tuş tuşladığını sorduğumda 534 yanıtını almıştım. Bu beni çok etkilemişti. Beni geçmiştin. F klavyecilerin arasına bir profesyonelin daha katılmış olması beni mutlu etmişti.
Sonraki süreçte ise bu işe benden daha fazla katkı sağladığını gördüm. Açmış olduğun Web sitende F klavye ile ilgili yazdıkların, oluşturduğun forum sayfasında F klavyeye ilgi gösterenleri nasıl doğru bir şekilde yönlendirdiğini görmek ve bu konuyu sürekli gündemde tutman beni çok mutlu etmişti.
Gençlerimize F klavye mi ya da Q klavyemi kullanmaları konusundaki önerilerimi şöyle sıralayabilirim;
- Eğer klavyeyi bakarak kullanıyorlarsa hangi klavyeyi kullandıkları ya da kullanacakları önemli değil. İster F klavye kullansın ister Q klavye, bu hiçbir şeyi değiştirmez. Klavye ile ilgili tartışmayı bu eksende tutarsak ne Türkçe F klavyeyi savunanlar nede Türkçe Q klavyeyi savunanlar hiçbir sonuç elde edemez. Çünkü Bizim için önemli olan kullanacağımız klavyenin türü değil yöntemidir. Yani klavyeye ve monitöre bakmadan 10 parmakla F klavye düzeninde yazmaktır. Hedefimiz bu olduğu için kullanacağımız klavyenin alfabetik tuşlarının üzerinde harflerin yazılı olması bizim için bir değer taşımayacaktır. İşte bu noktada verilecek karar önemlidir. Eğer verilen karar; klavyeyi bakmadan 10 parmakla kullanmak ise tercih edecekleri yöntem mutlaka Türkçe F klavye düzeninde 10 parmakla yazı yazmak olmalıdır.
Q klavyede yazı yazanlarda gözlemlediğim en önemli konulardan biri de şudur. Q klavye kullananların bir çoğu metni yazarken geçen toplam sürenin yaklaşık % 10’unu tuşlayacakları tuşu klavyede aramakla geçirmekteler, % 10-15’ini yazmakta oldukları kaynağın neresinde kaldıklarını bulmakla; % 10-15’ini yazdıklarının doğru olup olmadığını kontrol etmek için ekrana bakmakla, geri kalanı ise yazmakla geçirmektedirler. Aslında yazı yazmak için harcadıkları sürenin yarısına yakınını YAZI YAZMAMAKLA geçirmektedirler. Bunun; zamanı değerli olan kişiler için ne kadar önemli olduğunu tahmin etmemek mümkün değil.
- Ben F klavye mi? Yoksa Q klavye mi? Kullanmamız gerekir tartışmasından çok; klavyeyi 10 parmakla mı? Yoksa daha az parmakla mı? Kullanmalıyız tartışmasına odaklanmak istiyorum. Bizim amacımız;
a. Doğru ve hızlı yazmak,
b. Klavyeye ve monitöre bakmadan yazmak,
c. Yazdığımızı anlayarak yazmak,
d. Yorulmadan yazmak,
e. Yazarken keyif almak,
f. Monitöre bakmadan yazabileceğimiz için monitörün göze ve dolayısıyla sağlığımıza verebileceği zararları en aza indirmek ise; “F klavye düzeninde 10 parmak” yazmak bir zorunluluk olmalıdır.
- Günde ortalama en az bir sayfa yazı yazan birinin bunu F klavye düzeninde yazması toplamda kendisine çok zaman kazandıracaktır.
- Görevimizin çok gizlilik gerektiren bir aşamasında sekreterinize dahi güvenmemeniz gereken gizlilikteki bir belgeyi kendiniz yazmanız durumunda; kullandığınız yöntem eğer 10 Parmakla F klavye düzeninde yazmak değil ise ve zamanınız da değerli ise yazı yazma sürecinde “Yazı yazmadan geçen süre”yi azaltmanın temelinde hızlı ve doğru yazmanın olduğunu bilmemiz gerekir.
- F klavye düzeninde 10 parmakla yazmayı öğrenmenin zor olduğunu düşünenler olabilir. Fakat hedefimiz 10 parmak yazmak ise bunu Q klavyede başarabilmenin daha zor olduğunu hiç unutmayalım.
- F klavyeyi öğrenmeyi düşünenlerin bu konuda var olan programları kullanarak, yada internette ulaşabilecekleri kaynaklardan kendilerine özgü çalışma ortamını sağlayabilmeleri mümkündür.
- Bu öğrenme süreci içinde uymaları gereken temel ilkelerin neler olduğu konusunda başvurabilecekleri kaynaklar olarak; t-infection.com, sampiyon-kursları.com.tr, klavye hızlarını ölçebilecekleri internet adresleri olarak da interstenoturk.com.tr, 2addicted.com’u önerebilirim.
- F klavyenin korunması ve yaygınlaşması konusunda Devlet mercilerinden herhangi bir beklentiniz var mı?
Yukarıda az da olsa değindiğimiz konuların dışında ulusal bilincin yaygınlaştırılması sonucu yalnız F klavye konusunda değil ülkemize özgü, bizim için uygun olan ürünleri kullanmak, bunların üretimini sağlayacak olanakların yaratılması ve bu ürünlerin temin edilmesi için gereken desteğin sağlanması devletin başlıca görevi olmalıdır.
- Merak ettiğim en büyük konu ise şu: okullarımızda verilen F klavye eğitimi, özellikle Ticaret meslek liseleri, sekreterlik bölümü öğrencileri ve meslek yüksekokullarımızda sizce yeterli bir süreye yayılıyor mu? Birde bu arkadaşlarımızın mezun olduktan sonra aldığımız geribildirimlerinde F klavye konusunda büyük bir sıkıntı yaşadıkları söyleniyor, bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
Son yıllarda; F klavye eğitimi veren orta dereceli okullardan gelen öğrencilerin gerektiği kadar iyi eğitim almadan okulumuza geldiklerini görmekteyim. Bunun nedenlerinden biri olarak bilgisayarların yaygınlaşmadan önce daktiloların yaygın olarak kullanılıyor almasıydı. Temeli F Klavye düzeni olan bu daktilolar öğrencilere az da olsa bir temel oluşturuyordu. Son yıllarda daktilo kullanımının ortadan kalktığını ve yerini bilgisayarların aldığını biliyoruz. Bilgisayarlar yaygın olarak Q klavye ile satıldığı için öğrenciler Q klavye kullanmak zorunda bırakılmaktadır.
Aslında F klavye eğitimine gereken ciddiyet verilse kullanılan klavyelerin Q klavye olması pek önem taşımamaktadır. Tam tersi Q klavye ile F düzeninde 10 parmak klavye kullanmayı öğrenmek daha doğru ve etkili sonuç vermektedir. Biz kendi okulumuzda bu yöntemi kullanmaktayız. Yani Klavyelerimiz Q klavye iken biz F klavye düzeninde çalışmalar yapmaktayız. Bu yöntemle öğrencinin klavyeye bakması engellenmiş olmakta ve F klavye yazma tekniklerinden olan klavyeye bakmadan yazma alışkanlığını öğrencilere daha kısa sürede kazandırmaktayız.
F klavye eğitimi veren okullarda bu eğitime verilen sürenin yeterli olmasından çok sürenin etkin ve düzenli kullanılması önemli. Haftada 4-5 saat F klavye eğitimi vermek yerine haftanın 5 gününde her gün yarım saat eğitim vermenin daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Toplamda ise 25-30 saatlik bir çalışma süresi sonunda bir öğrenci eğer ilgiliyse 200-250/dakika tuş hızına ulaşabilmekte bu çalışma süresini 50-60 saate çıkardığında ise konuşma hızında yazma noktasına gelebilmektedir. Belirtilen bu süreler sonunda istenilen hedeflere ulaşmanın ön koşulu ise bu işi önemsemek, en avantajlı yöntem olduğu bilincini taşımak, sabırlı ve düzenli çalışmaktır.
Mezun olan öğrencilerimizin günlük çalışma hayatında F klavye bulamadıkları için zorlanacaklarını düşünmüyorum. Sonuçta bilgisayarlarda kullanılan işletim sistemleri Türkçe F klavye düzeninde yazmayı sağlayacak yazılımsal desteği sağladığı için F düzeninde yazmak isteyen kişinin yapacağı tek şeyin Klavye dilini Türkçe yapması ve Kullanacağı klavyeyi F olarak seçmesidir. Örneğin benim ve eminim ki senin kullandığın bilgisayarın klavyesi F klavye değil Q klavyedir. Fakat bizim için önemli olan klavyenin fiziksel görüntüsü değil kullandığımız klavyenin F düzeninde yazı yazmaya ayarlanmış olmasıdır.
Yine söyleşinin başında belirttiğim gibi klavyeyi 10 parmakla F düzeninde kullananların klavye diye bir sorunu bulunmamaktadır. Ayrıca kullandığımız klavyenin alfabetik tuşlarının işaretli olup olmaması da önemli değil. Bizim için önemli olan kullandığımız klavyenin basılacak tuşlarının olmasıdır.
- F klavye eğitimi konusunda sitemizde aldığımız birçok geribildirimde bu eğitime başlamanın yaşı soruluyor. Sizin bu eğitime başlangıç konusunda yaş öneriniz nedir? Herkes bu eğitime belli bir yaşta başlamak zorunda mıdır?
Sitendeki forum sayfalarını inceledim. Çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Bu konuya önem veren ve öğrenmek isteyen birçok kişinin olduğunu da biliyorum. Genelde bana bunu öğrenmenin zor olup olmadığını sormaktadırlar. Verdiğim yanıt hep aynı 10 parmak F klavye öğrenmek, 10 parmak Q klavye öğrenmekten çok daha kolaydır. F klavye düzeninde yazan vasat bir 10 parmakçı, Q klavye düzeninde yazan iyi bir 10 parmakçıdan daha hızlı olabilmektedir. Bu farkı yaratan temel etken F Klavyedeki harflerin Türkçemize uygun olarak düzenlenmiş olması ve parmaklarımızın pozisyonu ve kullanım kolaylığına uygun olarak tuşların dağıtılmış olmasıdır.
10 parmak F klavye öğrenmeye başlama yaşının Bilgisayarda yazı yazmaya başlanılan yaş olduğunu düşünüyorum. Eğer bu ilkokula yeni başlayan bir çocuk ise; bu çocukların parmakları henüz klavye üzerindeki her tuşa kolaylıkla ulaşabilecek gelişimi göstermediği için 7-8 yaşın altındaki çocukların 10 parmak yazma konusunda biraz zorlanacaklarını söylemek yanlış olmaz. Ancak bu yaştan sonraki herkesin yaşı ne olursa olsun 10 parmak F klavye yazamamaları için bir neden göremiyorum.
Şimdiye kadar Türkçe Q klavye kullanmış ve hala kullanmakta olan kişiler için ise; Klavyeyi 10 Parmak Türkçe F klavye düzeninde kullanmayı öğrenememeleri için bir neden göremiyorum. Yeter ki bu tekniğin daha yararlı, gerekli ve kolay olduğunu kavramış olsunlar.
- F klavye eğitimi için sizin bu alanda çalışan arkadaşlarımıza ne yönde önerileriniz olacaktır, özellikle hız arttırma, hatasız yazma konusunda?
F klavye eğitimi için söylenecek çok fazla bir şey yok. Sanıldığı gibi karmaşık ve zor öğrenilen bir süreci kapsamıyor. Ancak 10 parmak yazmayı öğrenmek isteyenlerin mutlaka uymaları gereken birtakım kurallar da var tabiî ki.. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.
Öncelikle 10 parmak F klavye düzeninde yazmanın bir gereklilik olduğuna inanmaları gerekir. Eğer günde ortalama en az bir sayfa yazı yazıyorlarsa ve zamanları da kısıtlı ise mutlaka kendilerini F klavye düzeninde 10 parmak yazmaya zorunlu hissetmeleri gerekir.
Bu iş için günde ayıracakları en az yarım saatlik bir süre yeterli olacaktır. Bu süreyi arttırabilirler. Fakat çalışmaktan bıktıkları an mutlaka çalışmayı kesmelidirler. Kendilerini zorlamamalıdırlar.
Başlangıçta bu işin çok zor olduğunu düşünebilirler. Fakat bu her işte olduğu gibi 10 Parmak F klavye öğrenmek için de geçerlidir. Örneğin İngilizce öğrenmeye karar veren bir kişiden daha eğitiminin başında iken ondan İngilizce konuşmasını bekleyemezsiniz. Fakat eğitimini sürekli, düzenli ve sabırlı sürdürebilirse bir süre sonra konuşmaya başladığını görürsünüz.
Klavyeye bakmaktan kendini alamayacağı için kullandığı klavye Q klavye olmalıdır. Eğer kullandığı klavye F klavye ise mutlaka tuşların üzerindeki harflerin kapatılması gerekir. Bu yöntem onu doğru ve hızlı yazma konusunda istenilen noktaya daha kısa sürede ulaştıracaktır.
10 parmak F klavye düzeninde yazma eğitimini,başlangıçta bir kelime işlemcide değil bu konuda yazılmış programlarda yapmalıdır.
Eğer F klavye öğrenmeye gerçekten karar vermiş ise artık Türkçe Q klavyeyi unutmalıdır. Yani bir kelime yazacak olsa, hatta arama motoruna bir web adresi yazacak olsa dahi bunu F klavye düzeninde ve 10 parmak kullanarak yapmalı ve kendini bu konuda zorlamalıdır.
Logo 10 Parmak yada Hotkey gibi 10 parmak yazma eğitimini sağlayacakları programlardan temel eğitim becerisini kazandıktan sonra artık monitöre de bakmamayı bir alışkanlık haline getirmelidirler. Bu alışkanlığı kazanabilmeleri için yazı yazarken monitörü güç kaynağı düğmesinden kapatmalıdırlar.
Uzun süre sandalyede oturmayı gerektiren işlerde olduğu gibi 10 parmakla yazı yazarken de doğru oturuş pozisyonunu sağlamaları çok önemlidir. Bununla birlikte klavyenin bulunduğu masanın yüksekliği dirseklerinden yukarıda olmamalıdır. Temel ölçü olarak; 1 metre 70 cm. boyunda olan bir kişi için masa yüksekliği en fazla 65 cm. olmalıdır.
Baş, boyun, sırt ekseni dik olmalı ve sırt oturulan sandalyenin sırtlığına tamamen yapışık olmalıdır.
Eller masaya ve klavyeye dokunmamalı, parmaklar tuşların üzerinde hafif dokunacak gibi durmalıdır.
Yukarıdaki temel davranış biçimlerini sağladıktan sonra hiç ara vermeden mümkünse her gün en az yarım saat çalışmalı ve bunu uzun aralar vermeden sağlamalıdırlar.
Temel eğitim için yukarıda sözünü ettiğimiz programlardaki çalışmaları bittikten sonra bir kelime işlemcide yazmaya başladıklarında mutlaka süre tutmalıdırlar. Bu süre kendilerinin gelişimi hakkında çok önemli sonuçları verecektir. Örneğin Word’de yazmaya başladıkları an yazma işlemi bittiğinde çalışmalarını hemen kaydetmeleri ve Dosya?Özellikler?İstatistikler komut satırından hangi zaman diliminde ne kadar? Tuş tuşladıklarını görmeleri ve bunu her yazdıkları yazının sonunda tekrarlamalıdırlar. Mümkünse bu sonuçları bir Excel sayfasında kaydetmeleri ve bu konudaki gelişmelerini takip etmelidirler.
10 parmak yazı yazma işini eğlenceli ve oyun haline getirmelerini sağlamak için www.2addicted.com adresine başvurarak buradaki klavye yarışmalarına katılmaları ve klavyeyi hızlı tuşlama alışkanlıklarını geliştirmelidirler. Bu ve bunun gibi çalışma ortamları onların tuşları hızlı kullanmalarını sağlayacaktır. Ayrıca harfler İngilizce dilindeki kullanma oranlarına göre aktıkları için F klavyede zayıf parmaklara isabet eden harflerin tuşlanmasını sağlayan parmakların gelişimine önemli katkı sağlayacaktır.
- Peki sizin bu alanda yapmış olduğunuz bir hız arttırma çalışması var mı, ya da kendinize özgü yöntemler kullanıyor musunuz?
Benim bu konudaki hedefim konuşma hızında yazabilmekti. Bunu sağladıktan sonra yazmaya ara verdiğim uzun dönemler olduğunda yukarıda bahsettiğimiz bütün süreci yaşama ihtiyacı hissederim ve uygularım. Son dönemlerde hızımı artırmak için özellikle senin hızına yaklaşmak için Gazetelerde yada dergilerde beğendiğim makale veya yazıları kapalı ekran çalışması yaparak bilgisayarıma aktarıyorum. F klavye eğitiminin temelini oluşturan programları zaman zaman sanki yeni öğrenmeye başlayan biriymiş gibi çalışır ve bu sonuçları excel’de hazırlamış olduğum sayfalara aktararak sonuçlarla ilgili birtakım hesaplamalar yaparım. Bunu belirli aralıklarla tekrarlayarak 10 parmakla yazı yazma becerisinin ne derece arttığını görebiliyorum. Bunu yaparken kendimi zorlamıyorum. Bilgisayarda çalışmaktan sıkıldığım anlarda dinlenmek ve hangi noktada bulunduğumu görmek amacıyla bu yöntemi belirli aralıklarla uygularım. Birçok kişi için bu inandırıcı olmayabilir. fakat sen de biliyorsun ki 10 Parmak yazmayı alışkanlık haline getiren kişiler dinlenmek amacıyla yazı yazmaktan büyük keyif alırlar.
- Röportajımızın sonunda sizden son sözlerinizi almak istiyorum…
Ülkemizde bilgisayar kullananların sayısının her geçen gün arttığını ve bilgisayarda veri girmemiz gereken durumların her zaman olacağını düşünürsek; 10 parmakla F klavye düzeninde yazmanın bir gereklilik olduğunu bilmemiz gerekir.
Tartışılan konunun daha çok kullanılan klavye türü olduğu biliniyor olsa bile bizim için tartışılması gereken konunun kullanılan klavyenin Türkçe Q yada Türkçe F klavye olması değil, Yazma tekniğimizin 10 Parmak F klavye düzeninde olup olmamasıdır.
Türkçe F klavye düzeninde yazmaya karar verenlerin sabırlı ve düzenli çalışmaları ve bu işi severek yapmaları durumunda arzu ettikleri duruma çok kısa sürede ulaşacaklarını biliyorum. Kendilerini Türkçe Q yada Türkçe F klavye kullanma tartışmasından çok kullanacakları yöntemin ne olması gerektiğine karar vermelerinin daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Bu önemli konuda benimde düşüncelerime yer verdiğin için sana teşekkür ederim. Ayrıca F klavye ile ilgili olarak web sitende vermiş olduğun yararlı bilgilerin bu konuya önem veren kişilerce büyük bir ilgiyle takip ediliyor olması beni son derece mutlu etmektedir.
F klavyenin öğrenilmesi ile ilgili olarak göstermiş olduğun bu çabanın bir kamu hizmeti olduğunu düşünüyor ve bu çalışmaların aynı titizlikle ve bilinçle devam etmesini diliyorum.
F Klavye ve Uçan Parmaklar 10 Nisan
F klavye ile ilgili yazı dizisini yazdığımdan bu yana birçok güzel yorum aldım ve destekleyici mesajlarla karşılaştım. Aslında hiçte gözardı edilmeyecek bir kesimin F klavyeye olan bağlılığından şüphem yoktu ancak desteklerini burada görmek gerçekten beni bu konuda daha da duyarlı olmaya itti. Yazmış olduğum ilgili yazılara 50′ye yakın yorum yapıldı ve bu yorumlar arasında bir tanesi var ki şu anda bu yazıyı yazmama neden oluyor. TürkEğitim.net‘ten Ercan Orak Bey MEB’in açtığı “Web Tabanlı Eğitim İçeriği Geliştirme Proje Yarışması” kapsamında hazırlamış olduğu projeyi bizimle paylaştı. F klavye eğitimini internet üzerinden harika bir şekilde alabileceğimiz bu uygulama gerçekten henüz hazırlık aşamasında olmasına ve kısıtlı kullanıcı alacak olmasına rağmen ileride adından çok sözettirecek gibi görünüyor. Efendim lafı fazla uzatmak istemiyorum, öncelikle buradan uygulama sayfasına ulaşın, daha sonra kullanıcı ve şifre alanlarına üye adı olarak denemeuye, şifre olarakta abc123 yazın, doğrulama kodunu da girdikten sonra uygulama açılacaktır. Uygulama açıldıktan sonra modül 1 üzerinde ilk dersten başlayarak kendinizi sınayın. Dersleri uygularken anlık olarak istatistiklerinizin tutulduğunu ve bunun gösterildiğini söylemeden edemeyeceğim. Web üzerinde F klavye eğitimi için uygulamalı olarak daha iyi bir yer yok diye düşünüyorum. Umarım bu konuda gönüllü olan insanlar için faydalı olur… (Küçük bir not bu uygulamadan belirttiğim üye adı ve şifresi ile 25 Nisan’a kadar yararlanabilirsiniz, detayları TurkEgitim.net’ten takip edebilirsiniz)





Kerem: Ben bunu resim üzerinde değil de yazı
yalçın: 17 - 18 mayıs tarihlerinde zabıt katipliği
esra: aof f klavye sınıvına giricem bu sınava
yusuf: çok güzel miş