Blog Yazmak Gerçekten de Zor Bir İş

Genel | | 12 Ekim 2009

Human Brain Merhaba sevgili okurlar. Yazımın başlığından da az çok anlayacağınız üzere bu defa teknik bir konuyu konuşmayacağım. Herhangibir uygulama yapıp bunun üzerine de birşeyler anlatmayacağım. Bu yazımı biraz kendime ve blog yazmanın ben de bırakmış olduğu şeylere ayırdım.

Umarım yazımın devamını okurken sıkılmazsınız. (t’infection’da hiçte alışık olmadığım bir türde yazı yazıyorum, affınıza sığınarak…)

 

t’infection Nasıl Doğdu?
Sanıyorum daha öncesinde hiç bu konudan bahsetmedim blogumda. İçinde bulunduğum ruh halini ve anlatmak istediklerimi daha iyi yansıtabilmek için kısaca bundan bahsetmek istiyorum.

Yanlış hatırlamıyorsam 2005 yılının başlarıydı. O döneme kadar birçok web sitesi kurdum, bunların kimini işlettim, kiminin sadece tasarımını yaptım. 2001 yılından bu yana web arayüz tasarımı ve grafik gibi işlerde “amatörce” uğraştım. Amatörce diyorum çünkü hiçbir zaman kendimi bu işte tam bir “profesyonel” olarak görmedim. Zira web tasarımı yapmak benim işim değildi. Ben bu işi bir hobi bir eğlence olarak görüyordum.

Web tasarımı, grafik, web teknolojileri her zaman takip ettiğim konular oldu. Kendimi büyük oranda geliştirdim. Celeron işlemcili emektar bilgisayarımla yaptığım çalışmaları ve bunları yaparken ne gibi zorluklarla karşılaştığımı kendi tuttuğum not defteri dosyalarında kaydediyordum. Sanıyorum 2005 yılına kadar bu durum böyle devam etti. Kimi zaman çok basitçe bulunabilecek bir menüyü ne kadar aradığımı ve yahut bir cms üzerinde yaptığım küçük değişimleri tarihe notlar olarak düşüyordum.

Yalnız bu notları benden başka kimse göremiyordu. Neden benim gibi bir amatör yaşadıklarını nete dökemesin düşüncesiyle kişisel bir site açmaya karar verdim. 2005 yılı sonları olması gerekiyor. t-infection.com domainini aldım. İstikrarlı bir şekilde olmasa da 2006 yılından bu yana “kişisel blog” tutuyorum denilebilir.

t-infection’u açarken öncelikli amacım benim gibi “amatörlere” yardım etmek, benim gibi uzun uzadıya arayışlarına son vermekti. Kimi zaman bir menü sistemi, kimi zaman bir bileşenin nasıl yapılacağı hakkında ufak bir ipucu. Belki de daha fazlası…

t-infection.com işte bu anlayışla doğdu ve gelişmeye başladı. Ne de olsa hala “bilginin paylaştıkça çoğalacağına” inanan birisiyim. Bu anlayışımda da ısrarlı olmaya devam edeceğim.

Söylemiş miydim? Blog yazmak ve Blog yazarı olmak zor iştir!
Bu gece etraflıca düşündüm. Hayatımın geride kalan 4-5 yılını dolduran bu blogda neler yaptığımı nelerle karşılaştığımı.

Belki inanmayacaksınız ama t-infection.com benim çocuğum gibi oldu. Bu blog hakkında nasıl konuşacağımı bilmiyorum ama yine de anlatmak istiyorum. t-infection.com’u kurduğumdan bu yana insanlara birşeyler verebilmek onlara farklı şeyler öğretebilmek için çalıştım. Ben t-infection’a yazı ekledikçe, yeni şeyler kaydettikçe sanıyorum ona olan sevgim arttı.

Özellikle 2006 – 2008 yılları arasında t’infection’un oldukça aktif dönemleriydi. Bloguma gerekli zamanı ayırabiliyor, yeni yazılar ve anlatımlar ekleyebiliyordum.

t’nin tasarımını yapmaktan, eksikleriyle uğraşmaktan, gelen yorumlara cevap yazmaktan, kimi zaman okurlarımızın bir problemini çözmekten dolayı oldukça mutluyum. Sanıyorum bu işi bu noktaya kadar getirmem de en büyük yardımcım bu mutluluktu. Yukarıda söylediğim gibi t’infection.com gerçekten çocuğum gibi oldu. Düşünsenize hayatınızın son 5 yılını birlikte geçirdiğiniz sanal bir çocuğunuz var ve onunla olmaktan çok mutlusunuz.

Tabi nasıl ki bir çocuğun gelişiminde bazı dönemler hayati önem taşıyorsa aynısı bura için de geçerliydi. Yaşanan teknik aksaklıklar, sorunlar, kesilmeler vs. vs. daha aklıma gelmeyen birçok olay başımızdan geçti.

Tüm bunlarla birlikte blog yazmanın ne kadar zor olduğunu anladım. Kimi zaman anlatmak isteyipte bazı şeyleri anlatamamak. Kimi zaman da bir okura yardımcı olamamak. Bunun üzüntüsünü yaşadığım zamanlar da oldu.

Yeri geldi 1 ay (belki de daha uzun bir süre) yazı girişi yapamadığım oldu. Bu gibi dönemlerde hep kendimi buraya karşı suçlu hissettim. Ne de olsa aramızdaki ilişki herkesin anlayabileceği türden bir ilişki değil.

Yeri geldi bazıları çıkıp bana “blog yazmayı” öğretmeye kalktı. Sanıyorum onlara da en iyi cevabı t’infection verdi. Web tasarımı yaparken kendimi ne kadar “amatör” görüyorsam aynı durum “blog yazarken” de geçerli. Zaman içinde bu tür insanları ve de yaklaşımları da gördüm. İnsanlar yazdığım yazılara ve benim samimiyetime zamanla inanmaya başladılar.

t’infection’un bende yarattığı değişimler sadece bunlarla sınırlı değil. t’infection sayesinde birçok güzel dostum oldu. Blog yazarı olan ve benim gibi blogunu seven, insanlara yardım etmeyi amaç edinen, kısacası gerçekten faydalı olmaya çalışan arkadaşlar edindim. Onların isimlerini saymama gerek yok, ki kendilerini birçoğumuz tanıyoruz.

Ailemde, arkadaş çevremde, bulunduğum bir ortamda t’infection’dan bahsetmek veya bahsedilmesi benim için hep gurur verici birşey oldu. Hele ki size karşı övgü dolu sözlerle t-infection’dan bahsedilmesi benim için tarif edilemeyecek bir duyduydu. Her ne kadar arkadaşlarım bloguma girince “birşey anlamıyorum, ama helal olsun, çok güzel bir siten var” deseler de bu bile benim için yeterliydi.

Fakat her işte olduğu gibi blog yazma işinde de oldukça zorlu aşamalar vardır. Hele ki teknik konularda yazılar yazan, makale derleyen bir blog yazarıysanız bu durum daha da zorlaşır.

Bazen buraya eklemek olduğum bir makaleyi 20 kere okuduğum oluyor. Hele hele uygulama yazılarında tekrar tekrar girişleri kontrol ediyorum. Elimden geldiğince kaynak belirtmeye ve kullandığım materyalleri paylaşmaya çalışıyorum. Kimi zaman da birçok makaleyi sırf yabancı bir muadilinin taklidi olmasın, benzerlik teşkil etmesin diye blogdan siliyor ve yayınlamıyorum. Bazen bir makaleyi yazmam 2-3 gecemi alabiliyor. (Özellikle t’nin aktif dönemlerinde bu inanın böyleydi, şimdilerde aynı durumda değiliz) Anlattığınız uygulamanın ekran görüntülerini almak, onları derlemek, açıklamaları yazmak, Türkçe’mize dikkat etmek… Bunları yazarken bile ne kadar zorlandığımı düşünüyorum inanın.

Binbir zorlukla yazdığınız, özgün olmasına dikkat ettiğiniz makaleniz yayınlanmasından 5 dakika sonra internette başka mecralarda da yerini alınca ister istemez üzülüyorsunuz. Ama olsun “bilgi paylaştıkça çoğalır” felsefesi yine de işliyor değil mi :)

Gelecek…
t’infection son günlerde v6 versiyonu ile yayına girdi. Blogumuzu takip edenler bileceklerdir. Orada da az çok bahsettim. Sanıyorum bu t’infection’un son büyük güncellemesi oldu. Bu dönemden itibaren yaklaşık olarak 1 yıl kadar daha yazmaya çalışacağım. Sonrasında t’infection.com internet tarihinin tozlu sayfaları arasında yerini alacak. Bu gerçekle şimdiden yüzleşmem ve kabullenmem iyi oldu. Çünkü günün birinde buraya son yazımı yazdığım zaman ardından bir veda yazısı gelmeyecek. Buraya olan sevgimden dolayı bunu yapabileceğimi pek düşünmüyorum. O nedenle bu yazıyı yazmaya ve başınızı ağrıtmaya karar verdim :) Lütfen beni mazur görün.

Geride kalan döneme bakıyorum da şartlar ne olursa olsun ne yaşamış olursam olayım farklı ve faydalı bir iş yaptığıma inanıyorum. Kuruluş amacı ve anlayışından birgün dahi sapmamış bir blog yazarı olarak şu anda bu yazıyı yazarken oldukça mutluyum.

1 kişiye bile bu ortam sayesinde yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Şayet bu doğruysa t’infection ve ben misyonunu zaten tamamlamış demektir. O halde bir veda yazısına da gerek kalmıyor.

Bugün daha doğrusu bu gece sizlerle bu duygularımı ve kararımı paylaşmak istedim. Umarım anlayışla karşılarsınız.

t’infection.com Kurucusu ve Yazarı Volkan Karakuş

Rastgele Yazılar

Bu yazı , , kelimeleriyle etiketlenmiştir. Bu yazıyı beğendiyseniz Delicious, Twitter, Facebook gibi sitelerde paylaşabilirsiniz. Yazılarımızı düzenli olarak takip etmek içinse Rss abonemiz olabilirsiniz.

Blog Yazmak Gerçekten de Zor Bir İş yazısı için 19 yorum yapılmış...

  1. Shitic diyor ki:

    siteyi ya yeni gördüm ya da görmüşüm ama hatırlayamadım. ama epey eski bi blog olduğuna ve zengin içeriğe bakılırsa türk internet kullanıcılarına baya bi yol gösterici olmuşa benziyo. “türkçe kaynaklar sınırlı” cümlesinin geçerliliğini kaybetmesi yolunda büyük bir adım olsagerek.

  2. MaFiAMaX diyor ki:

    t’yi niye ne zaman takibe aldığımı bilmiyorum. Uzun süredir takipteyim ve gerçekten de amacından aşmayan nadir bloglardan biri bu t.

    Ancak kişisel yazı yazdığın için suçluluk duymamalı aksine daha sık yazmalısın. Çünkü sırf teknik konularda yazı yazılan blogları nedense sevmiyorum. Sevmiyorum çünkü böyle güzel yazılar yazan o adamı tanımak da istiyorum; zaten blog dediğin böyle olmalı değil mi?

    Teknik yazılar yazarken gerçekten özgünlük amaç edinilirse uzun geceler yar olur insana. Bunu ben de yaşadım ve yaşıyorum. Ne kadar da yazımızın aynı anda tonlarca yerde kopyalanmasına “bilgi paylaştıkça çoğalır” desek de insanın içi cız ediyor. Gerçekten emek kavramının bir gereği olsa gerek bu cız hissi.

    Hayatımızda her şeyin bir başlangıcı ve sonu oluyor. Öyle bir yaratılmışız ki ilk zamanlar bizi heyecandan öldüren o şey zamanla diğer şeyler gibi sıradan oluyor. Sıradan dediysem değersiz demedim, karıştırılmasın. Ben hiç bir zaman blog yazmaya son vereceğim günü düşünmedim. Umarım o gün geldiğinde geride güzel anılar bırakan bir bloga sahip olurum.

    Bu yazın tam da duygulu anıma denk geldi, hadi iyisin :)

  3. Nurullah diyor ki:

    Daha önce de çeşitli platformlarda belirttim. t-infection.com’u yazıları seyrek de olsa takip etmek istiyoruz.

  4. webthese diyor ki:

    @Shitic, övgü dolu sözlerin için teşekkür ederim.

    @Nurullah, inşallah seyrekte olsa yazmaya devam edebilirim.

    @Mafia, sözlerine katılmamak elde değil, bu güzel duygulu yorumun için teşekkür ederim :)

  5. gio diyor ki:

    bugüne kadarki ve sonrasıları için teşekkür ederim.
    google readerdan 1 seneyi aşkındır takip ediyorum -hatta belki 2 olmuştur anımsamıyorum.
    blog yazmanın ne kadar zor bir iş olduğunu iyi bilirim. bu yüzden tebrik ediyorum.
    bir zaman sonra tarih olacak demişsiniz. söz uçar yazı kalır demişler. gün gelir yine yazarsınız. kendinizi illa ki yazı yazmayalım diye kastırmanıza da gerek yok. eğer dediğiniz gibi çocuğunuzsa burası onu cami avlusuna bırakmak herhalde istemezsiniz :)
    böyleyken böyle..

  6. webthese diyor ki:

    @Gio, güzel sözlerin için teşekkür ederim. Evet çocuğumu cami avlusuna bırakmak istemem :) Bu konuda hemfikiriz.

  7. Emre ZEYTİN diyor ki:

    ‘Sonrasında t’infection.com internet tarihinin tozlu sayfaları arasında yerini alacak.’ cümlesinde duygulandım biraz :)

    Ben blog yazmaya başladığım ilk zamanlar çok hevesliydim. Bloguma yazı yazayım, temasıyla oynayayım daha iyi olsun vs. derken zamanla sıkılmaya başladım. Blog yazmayı biraz elime yüzüme bulaştırdım. Şimdi müzik ile ilgili blogum var; ama onda da yazmakta zorlanıyorum. Umarım bu blogumu sürdürebilirim.

    Blog yazmak gerçekten zor iş :)

    Volkan abi, ben seni yaklaşık 1,5 yıldır RSS üzerinden takip ediyorum. Genelde yazılarını anlıyorum :) Birçok insana yararı dokunmuş bu blogun ileride ki tarihlerde güncellenmeyecek olması beni üzüyor; ama gün olur devran döner belki bu bloga ayıracak vaktin olur :)

  8. webthese diyor ki:

    Emre çok teşekkür ederim güzel sözlerin için. Yeni blogunu elimden geldiğince takip ediyorum. Muzikve.com hem domain hem de blog olarak oldukça başarılı bulduğum bir mecra. Seninle önceki toplantıda fazla konuşamadık blogun hakkında ama bir buluşmaya katılabilirsem ve sen de gelirsen bazı tavsiyelerde bulunmak isterim.

    İnşallah sen benim gibi çabuk sıkılmaz ve blogunu yarı yolda bırakmazsın :)

  9. Cevahir diyor ki:

    Selamün Aleyküm,
    Sitelerimiz hakkında hemen hemen aynı düşüncelere sahibiz, yalnız ben ölünceye kadar yaşatmayı düşünüyorum. Sizden de ricam t-infection gibi değerli bir hazineyi yaşatmanızdır. Sitenizden özellikle Wordpress alanında ciddi manada faydalandım ve faydalanmaya devam ediyorum. Başarılar.

  10. ali diyor ki:

    bence siten harika, basarilarin devami

  11. Hakan diyor ki:

    Gerçekten zor :) Gün geçtikçe sorumluluklar artıyor ve blog yazmak zor geliyor insana :)

  12. webthese diyor ki:

    @Cevahir ve @Ali teşekkür ediyorum. Cevahir, senin ki de güzel bir düşünce ancak Hakan’ın son yorumu benim söylemek isteyip söyleyemediğim şeyi anlatıyor biraz. Gün geçiyor, sorumluluk ve yükümlülükler artıyor ve blog yazmaya daha az zaman kalıyor.

    @Hakan, doğru söylüyorsun dostum. Bunu şu son günlerde daha da iyi anlıyorum. Siteye gelen yorumları bile onaylayıp cevap verecek zamanım yok, nasıl blog yazayım :)

  13. Yigit Ozdamar diyor ki:

    Uzucu bir yazi fakat bence cabuk karar vermemeniz gerekmektedir. Size kendimi ornek gostereyim. Evliyim hemde yeni :), 2 iste calisiyorum ve Kazakistandaki internet baglantisi son derece yavas fakat bu sartlar altinda bile blogumu birakmayi planlamiyorum. Elbette suanda blogum durulma asamasinda fakat ayda 1 tane bile yazi yazsak, bir baskalarina faydasi dokunacaktir elbet…

  14. murat diyor ki:

    merhaba ben murat.öncelikle gerçekten güzel bir blog yazmışsınız.tebrik ederim.ben yeni bir blogcuyum.sizden bir ricam olacaktı.blogunuzda bana link verir misiniz? bloguma bakmak isterseniz : http://bilissim.blogspot.com
    cevabınızı bekliyorum

  15. Abdurrahman diyor ki:

    Doğrusu sitenize dün ilk defa girdim ve başarılı buldum, yazılarınız çok iyi, ben devam etmeniz taraftarıyım herkes gibi…

  16. Seval Unver diyor ki:

    Tebrik ederim, bu kadar uzun süre bu işi ustalıkla yürütmek kolay değil. Blogunuz çok faydalı yazılarla dolu. Devamının geleceğine inanıyorum, sizinle beraber büyüyor burası.

    Gönlünüze sağlık..

  17. webthese diyor ki:

    @Yiğit güzel sözlerin için teşekkür ediyorum. Zor şartlar altında (hem çalışıyorsunuz hem de ülkenin bağlantı şartları kötü) blog yazıyorsunuz. Sizi takdir etmekten başka birşey gelmiyor elimden :)

    @Abdurrahman, inşallah devam edeceğim dostum. Şimdilik iyi gidiyoruz.

    @Murat, faydalı bir blogun var. Ancak link alıp verme konusunda daha önce çok dilim yandı. O yüzden herkesten özür dileyip link değişim isteklerini geri çeviriyorum. Kusura bakma.

    @Seval, estağfirullah usta olduğum falan yok, güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Bloggerın çilesini ancak sizin gibi blogcular anlar sanırım. Hepiniz sağolun…

    (Laf aramızda bu vesile ile yazımı yeniden okudum ve yeniden duygulandım gece gece…)

  18. eray usta diyor ki:

    bende 1 yılı aşkın süredir blogu takip etmekteyim ara ara yazsanda bence kapatmamalısın blogu en azından tarihin tozlu sayfalarına gömmek gibi bir fikrin olmamalı diye düşünüyorum. daha uzun yıllar yazmanız dileğiyle…

  19. Altinkum diyor ki:

    harika bir blog, okumak daha da guzel bence bu senin icin o kodar da zor gorunmuyor

Yorumunuzu Yazın