Ağustos, 2007 tarihindeki arşivi görüntülüyorsunuz...
Soluk Görünümlü Resim Bağlantılar
Başlığın çok karışık olduğunun farkındayım. Bu yazımda sizlere anlatmak istediğim şey birçok blog sitemizin kullandığı küçük soluk resimlerin fare ile üzerine gelince asıl rengini alması ve bağlantı alanı olarak kullanılması. (Örnek olarak, Sesebian ve Fikirbozan‘ın sidebar bölgesine bakabilirsiniz) Fikirbozan.net’in gönderisinden esinlenerek yazdığm bu makalede hem geçerli (valid) bir kod yazımı ve kolaylıkla sitemize uygulayacağımız bir örnek yapacağız. Aslına bakarsanız bu işi filter parametresi ile de yapabiliyoruz ancak bu yöntem W3C’nin Xhtml Validation alanından geçemiyor. Bu yüzden hali hazırda DynamicDrive.com üzerinde kullanılan şuradaki scripti geçerli bir hale getirdim. Localde yaptığım denemelerde scriptin hem çalıştığını hem de Geçerlilik Testinden geçtiğini gördüm. Bu küçük ön bilgiden sonra hemen uygulamamıza geçelim.
Öncelikle bu uygulamayı bir blog sitesinde kullanacaksanız header.php dosyanızı açın ve aşağıdaki kodları girin. Şayet bunu html/css bazlı bir sitede kullanacaksanız head etiketinin bitiminden önce aşağıdaki kodu yazın.
<script type=”text/javascript”>
//Highlight image script- By Dynamic Drive
//For full source code and more DHTML scripts, visit http://www.dynamicdrive.com
//This credit MUST stay intact for use
function makevisible(cur,which){
strength=(which==0)? 1 : 0.2
if (cur.style.MozOpacity)
cur.style.MozOpacity=strength
else if (cur.filters)
cur.filters.alpha.opacity=strength*100
}
</script>
Bu kodu yazdıktan sonra resim bağlantılarımızı göstermek istediğimiz alana ise aşağıdaki kodu yazıyoruz. (Blog sitelerinde sidebar.php dosyası içine bu kodu yerleştirebilirsiniz)
- <div class=”baglantikutusu”>
<a href=”whatever.html”><img src=”resminiz.gif” style=”filter:alpha(opacity=20);-moz-opacity:0.2″ onmouseover=”makevisible(this,0)” onmouseout=”makevisible(this,1)” alt=”" /></a>
</div>
Böylelikle ilgili alandaki resimleriniz soluk bir şekilde görünecek ve verdiğiniz link özelliği nedeniyle fare ile üzerine gelince asıl rengini alacak. Bu işlemi yaparken ben bağlantıyı bir div sınıfı içine aldım. Bu sınıfı siz kendinize göre de değiştirebilirsiniz. (div sınıfı içine almadığınız linkler geçerlilik testinden geçemeyebilir) Resimlerinizin (bağlantı vereceğiniz resimlerin) aynı ebatta olması bu uygulamanın daha kolay ve daha güzel olmasını sağlar. (Tıpkı verdiğim örneklerdeki gibi)
Böylece istediğiniz kadar bağlantıyı belli bir alanda gösterebilir ve ziyaretçilerinize farklı bir görünüm sunabilirsiniz. Umarım faydalı olmuştur… (Şayet bu uygulamayı bir blog üzerinde uygulayan arkadaşlar olursa lütfen sitelerini geçerlilik testine tabi tutsunlar)
Temamıza Widgets Uyumu Yapmak
Wordpress’in gelişen sürümleri itibariyle artık Widgets eklentisi daha fazla önem kazanmaya başladı. Şu anda kullanmış olduğum Yan Menü Bileşeni ile uyumsuz temada bu işlemi nasıl yapabileceğimi araştırdım. Kısa bir araştırma sonucu birkaç kod eklemesiyle bu işlemin halledilebileceğini öğrendim. Siz de aşağıdaki yönergeleri izleyerek kendi Yan Menü Bileşeni uyumsuz temanızı “widgetize” edebilirsiniz. (Belki zamanı geçmiş vasıfsız bir bilgi ama yine de işinize yarayabilir)
Wordpress Temamızı Widgets Uyumlu Hale Getirme
Öncelikle aşağıda yer alan kodu boş bir dosya üzerine kopyalayın ve functions.php olarak kaydedin.
<?php if ( function_exists(‘register_sidebars’) ) register_sidebars(); ?>
Bu kodu kaydettiğiniz functions.php dosyasını tema klasörünüzün içine atın. Daha sonra temanızın sidebar.php dosyasını açarak aşağıdaki kodu yan menü bileşenlerinin görünmesini istediğiniz yere yerleştirin.
<?php if ( !function_exists(‘dynamic_sidebar’) || !dynamic_sidebar() ) : ?>
<?php endif; ?>
Bu şekilde kayıt yaptıktan sonra Görünüm menüsünden Yan Menü Yerleşimini ayarlayabilirsiniz. Bu klasik yöntem ile artık temanız widgets uyumlu hale gelmiş olacaktır. Temanızın sidebar alanı içinde kaydetmiş olduğunuz yan menü bileşenleri görünmeye başlayacaktır.
Başka Bir Alana Daha Widgets Ekleyebilir miyim?
Bazı temalar 3 kolonludur ve 2 adet sidebar içerirler. Bu durumda olan bir tema içinse yukarı yaptığımız işlemden farklı olmayacak bir yöntem izleyeceğiz. Oluşturacağımız 2 Yan menü bileşeniyle bunları kendi sidebar.php dosyalarımıza ekleyeceğiz. Aşağıdaki kodu yine functions.php olarak kaydedin.
<?php if ( function_exists(‘register_sidebars’) ) register_sidebars(2); ?>
Yazmış olduğumuz betikte register_sidebars(2) alanını görüyorsunuz. Bu bizim 2 tane yan menü bileşeni bölgemiz olacağını gösteriyor. Şimdi bu dosyayı kaydettikten sonra yan menü bileşenlerinden ilkini göstermek istediğimiz alana (mesela sidebar.php dosyasına) aşağıdaki kodu yazalım.
<?php if ( !function_exists(‘dynamic_sidebar’) || !dynamic_sidebar(1) ) : ?>
<?php endif; ?>
Bu kod alanında 1. Yan menü bileşenimizin nerede görüneceğini belirtmiş olduk. Yine aynı şekilde !dynamic_sidebar(2) diyerek bu kodu farklı bir alana yapıştırabiliriz. Örneğin yukarıda söylediğim gibi 2 sidebar’ı olan temalarda bu görünüm uygulanabilir. Aynı şekilde 2. yan menünün farklı bir yerde görünmesini istiyorsanız (mesela footer.php gibi) gerekli kodu footer.php’ye uygun bir yere ekleyip kaydetmeniz yeterli olacaktır.
Yeni Günlük Servisimiz: e-sayfa.com!
Blog camiamızın tanınmış simalarından Yakuter‘in hazırladığı güzel bir projeyi size tanıtmak istiyorum. e-sayfa.com. e-sayfa.com ile artık kendi günlüğünüzü birkaç küçük adımda oluşturabilirsiniz. Erhan kendi tanıtım yazısında “Piyasada bunca günlük varken farkı nedir e-sayfa’nın” diye sormuş ve sistemin özelliklerinden bahsetmiş. Ben de kısaca size başlıklar halinde e-sayfa.com’daki yenilik ve özelliklerden bahsetmek istiyorum.
- e-sayfa.com’dan aldığınız günlüklerde Adsense kodlarınızı yayınlayarak para kazanabilirsiniz.
- Kalıcı bağlantı iyileştirmesi sisteme entegre edilmiş ve kullanıcıların bu tür özelliklerle boğuşması önlenmiş. (Şurada örnek bir gösterim mevcut)
- Etiket sistemi de yönetim bölümünden ayarlayıp kullanabileceğiniz biçimde uygulamada sunulmuş.
- İletişim formu ve Son yorumlar bölümü de sisteme entegre olarak gelen ve aktifleştirmenizi bekleyen özellikler arasında.
e-sayfa.com gerçekten üzerinde emek harcanarak yapılmış ve Türk Net’ine kazandırılmış bir hizmet. İçerdiği bileşenler ve %99 Türkçe altyapısıyla Wordpress MU’nun şu andaki en güzel kullanımlarından biri. Kullanıcıların sistemi tanıdıkça daha iyi benimseyeceğini düşünüyorum. Bu güzel projeyi hayata geçirdiği ve kullanım öncesi görüşlerimize başvurduğu için de Erhan kardeşimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Web Siteniz Ne Kadar Popüler?
Vakit darlığından ve bilimum tasarım mazeretleri arasında takip ettiğimiz ama sitemizde yazamadığımız bir servisi tanıtmak istiyorum sizlere: SiteBilgi.net. SiteBilgi, eburhan.com‘dan tanıdığımız Erhan Burhan kardeşimizin yepyeni güzel mi güzel sitesi. Bu web sitesiyle saniyeler içinde sitenizin, Google Pagerank, Alexa, Technorati, Blograzzi (bu özellik servise yeni eklendi), Google ve Yahoo Backlink istatistiklerine ulaşabiliyorsunuz. Ajax’ın çok güzel kullanıldığı sitede tasarım minimalist düzeyde kullanılmış ve renk seçimiyle, linkleriyle, görselliğiyle tam bir Web 2.0 havası yakalanmış. Ara ara bende siteye girip t-infection.com’un istatistiklerine bakıyorum. Erhan’ı huzurlarınızda birkez daha tebrik ediyor ve sizleri SiteBilgi.net ile başbaşa bırakıyorum.(Hızlı Erişim’de Erhan’ın sitesiyle ilgili detaylı tanıtımını da bulabilirsiniz)
Hızlı Erişim: SiteBilgi.net | Acaba bu web sitesi ne kadar popüler?
Ücretsiz Css ve Xhtml Şablon Kaynakları
Çok önceleri web tasarımına merak saldığımızda Html kodlarıyla uğraşmaktansa Hazır Site Şablonları aramayı tercih ederdik. Bu özlemimizi birçok sitede giderir, bulduğumuz hazır şablonları kendimize uyarlayarak sitelerimizi hayata geçirirdik. Eminim birçok kişi benim gibi yapmıştır. Yoksa bu denli Şablon sitelerine rağbet olmazdı. Ancak herşey gibi Web’de gelişiyor. Web 2.0 modasını yaşadığımız şu günlerde artık “valid” şablon ihtiyacı hisseder olduk. Çünkü annemizin Html’siyle yapılan şablonlar artık “demode” olmaya başladı. Web 2.0 akımının kendini iyice hissettirdiği günümüz internetinde artık moda: “Css ve Xhtml Şablonlar”.
Bu yazımda sizlere ücretsiz Css ve Xhtml uyumlu sayfa şablonları barındıran siteleri listeleyeceğim. Sözü fazla uzatmadan listemize geçelim.
Birçok geliştirci tarafından ücretsiz şablonların bulunduğu sitede 2000′den fazla tasarım bulabiliyorsunuz. Fazlaca şablon bulunması, şablonların kolay indirilebilmesi artı özelliklerinden.
2000 üzerinde tasarım bulunan sitede özellikle şablon aramalarındaki iyileştirme göze çarpıyor.
Open Designs sade ve yeşil ağırlıklı tasarımıyla dikkat çekiyor. Sitede 600′e yakın tasarım bulmak mümkün.
Şablonlara oy verebildiğiniz hoş bir site. Genel görünümü itibariyle biraz CssRemix’i andırsa da yine de içeriği bakımından çok çok ziyaret edilen bir alan.
Six Shooter Media bünyesinde oluşturulmuş olan az sayıdaki tasarımı kullanma imkanınız var. Sınırlı sayıda şablon olmasına rağmen tasarımlar görülmeye değer.
Birçok Wordpress temasının altyapısını oluşturan şablonları sitede görmek mümkün. Tasarımlar sitede Yeni Tasarımlar ve 2006 tasarımları olarak iki ana alana ayrılmış.
Farklı renk ve görünümlerde 216 şablonu sitede bulabilirsiniz. Alternatif birçok tasarımı görmekte mümkün.
Wordpress temalarıyla tanıdığımız Andreas Viklund’un hazırlamış olduğu şablonlara yine sitesinden ulaşabiliyorsunuz. Az sayıdaki profesyonelce hazırlanmış çalışma gerçekten görülmeye değer.
CssFill sitesi Michael Strand’ın yapmış olduğu Css ve Xhtml şablonları barındırıyor. Ayrıca sitede şablonlar farklı kategorilere ayrılarak ziyaretçilere sunulmuş.
Template World tarafından yapılmış olan ücretsiz tasarımlar farklı görünümler ve daha profesyonel şablonlar arayanlar için birebir.
Yine Wordpress temalarıyla tanıdığımız başka bir geliştirici kaynağı.
Hemen hemen tüm template sitelerinde tasarımlarını görebileceğiniz bu sitede birbirinden güzel Css ve Xhtml tasarımlar da mevcut. Özellikle portal ve ticaret siteleri için şablonlar görülmeye değer.
İtalyan Mediando Communications’un geliştirmiş olduğu ve kullanıma sunduğu Css ve Xhtml şablonları.
Ücretli tasarımlarda sunan Styleshout sitesi aynı zamanda ücretsiz Css ve Xhtml şablonlarına da yer veriyor. Site kaliteli ve profesyonel tasarımlar barındırıyor.
Site sınırlı sayıda şablona yer veriyor ancak ileriki zamanlarda daha fazlasını bulabileceğimiz söyleniyor. Tasarımları ise görülmeye değer.
Birbirinden güzel ve kaliteli şablonlar bulabileceğiniz bu site sloganı ve içeriğiyle olduça iddialı görünüyor. Tasarımlarına göz atmakta fayda var.
Ramblingsoul.com kaliteli Css ve Xhtml şablonlarına yer veren bir site. Tasarımlarına kesinlikle göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Photoshopla Klasör Simgesi Yapımı

Digg‘de gezintilerimden birini yaparken bir gönderiye rastladım. Photoshopla klasör yapımını anlatan hoş bir makale ilgimi çekti. Aşağıda okuyacağınız yöntemle, kolay ve yapması fazla uzun sürmeyen bir biçimde kendi klasörlerimizi oluşturabiliriz. Lafı fazla uzatmadan hemen uygulamamıza geçelim. (Bu uygulama için Photoshop versiyonunuz önemli değil, ben 7 versiyonda bu uygulamayı yapabiliyorum)
ADIM 1
Öncelikle 400*400 px boyutunda RGB özellikli ve 72 resulation’a sahip bir doküman açın. Daha sonra aşağıdaki şekle benzer bir şekli Tool bölümünden Polygonal Lasso Tool (L) ile çizin. Shift tuşuna basılı tutarak düz çizgiler elde edebilirsiniz. Dilerseniz Photoshop’ta View >> Show >> Grid diyerek çalışma alanınızı karelere bölebilir bu sayede çiziminizi daha kolay yapabilirsiniz.

ADIM 2
Çizdiğimiz katmana (layer) şu özellikleri uygulayalım. (Adım 1′de çizmiş olduğunuz layer üzerine iki kere tıklayarak katman özelliklerini açın ve aşağıda yer alan özellikleri vererek çalışmanızın son halini elde edin.)
Gradient Overlay bölümünde renk geçişleri #FFd27A -> #FFB912 arasında olacak.
Stroke alanında ise Size: 1px – Position: Outside – Renk: #C07C33
Inner Glow bölümünde Blend Mode: Normal – Renk: #FFFFFF – Choke: 100% ve Size: 1px şeklinde ayarlayın. Bu aşamadan sonra aşağıdakine benzer bir görünüm elde etmiş olmalısınız. (Bu katmanı, katman 1 olarak adlandırın)

ADIM 3
Bu adımda ise mevcut katmanımızı Ctrl+J tuş fonksiyonuyla kopyalıyoruz. Kopyalanan katman üzerinde Ctrl+T tuş kombinasyonunu kullanarak eğip bükme işlemlerini yapacağız. Lütfen aşağıdaki şekle benzer biçimde değişiklikleri yeni layerınıza uygulayın. Yeni katmanın önce üst köşelerinden yana doğru bir miktar çekiyoruz. Daha sonra üst orta bölümden bir miktarda boyunu kısaltıyoruz. Şekilde yaptığımız işlemleri görebilirsiniz. (Bu katmanı, katman 2 olarak adlandırın)

ADIM 4
Bu adımda ise klasörümüzün içinde bir belge varmış izlenimi vermek için yeni bir katman oluşturacağız. Bu katmanda klasörlerimizden daha küçük bir dörtgen çizerek işe başlıyoruz. Bu dörtgeni dilerseniz Marquee Tool (M) ile dilerseniz de Rectangle Tool (U) ile çizebilirsiniz. Katman renginin beyaz olmasına (#ffffff) dikkat ediniz. (Bu katmanımızın adı da katman 3 olsun)
Çizimimizi yaptıktan sonra katmanımıza aşağıdaki özellikleri uyguluyoruz.
Gradient Overlay bölümünde Opacity: 10% renk geçişleri #000000 -> #FFFFFF – Angle: 50°
Stroke alanında ise Size: 1px – Position: Outside – Renk: #D6D6D6
Bu özellikleri verdikten sonra aşağıdakine benzer bir şekil elde etmiş olacaksınız.

ADIM 5
Klasörümüzü ve içinde görünecek olan belgeyi oluşturduktan sonra artık son rötuşlara geliyoruz. Bu bölümde son çizmiş olduğumuz beyaz dörtgen katmanı seçiliyken Ctrl+T tuş kombinasyounnu kullanıyoruz ve dörtgenimizi (shift tuşuna aynı anda basarak) biraz yukarı kaldırıyoruz. Böylelikle belge görünümü sanki klasörün içine girmiş gibi olacak. Daha sonra Katman 2′yi seçiyoruz ve burada katman özelliklerinden Opacity (görünüm) değerini %70′e getiriyoruz. Böylelikle bu katmanımız biraz daha şeffaf bir hale gelmiş olacak ve içindeki belgemiz daha görünür hale gelecek.

Katman 3′ün katman 2′nin altında olduğuna dikkat ediniz. Aksi durumda katmanlarımız arasında görünüş farkı olacaktır. Layer penceresinde hangi katmanın hangisinin altında veya üstünde kalmasını istiyorsanız fare yardımıyla o katmanı bir sonrakinin üzerine sürükleyebilirsiniz. (Bu da başka bir Photoshop ipucu oldu)
Çalışmamız burda noktalanıyor, dilerseniz farklı renklerde klasörler oluşturabilir, Katman 3′ü kendinize göre tasarlayabilirsiniz. Şayet bu şekilde bırakacaksanız Katman 3′ün üst köşesine aşağıdaki gibi bir katlanma efekti verebilirsiniz. Sadece Katman 3′ün sağ üst köşesini kesip koyu bir renge boyayıp yapıştırmanız yeterli olacaktır.

F Klavye ve Başarma İsteği
Bu yazıya nasıl başlayacağımı bilmiyorum gerçekten. Geceyarısı maillerimi kontrol ederken aşağıda birazdan okuyacağınız hoş bir mail ile karşılaştım. Bu mail içeriği ve anlattıkları bakımından ne kadar doğru yolda olduğumu gösterdi. F klavye konusunda yapmış olduğum çalışmalar, grafikler, anlatımlar ile insanlarımıza biraz olsun F klavyenin güzelliğini ve avantajlarını anlatmaya çalıştım. Bu anlatımlarımda biraz olsun başarılı olmuş olacağım ki aşağıda okuyacağınız mail ile karşılaştım. Zaten F klavye konusunda birçok mail alıyorum ancak bu mail gönderen kişinin azmi ve gayreti nedeniyle hem beni çok mutlu etti hem de beni çok onurlandırdı. Şimdi sizlere bu maili aynen sunuyorum.
“Volkan bey teşekkürlerimle başlamak isterim.
Bundan birkaç ay önce dayısı kızıma bir bilgisayar armağan etti, önceleri ben hiç ilgilenmemiştim (tozunu almaktan başka). Sonra baktım benim küçük kız bayağı bişeyler yapıyor hadi, dedim kendime artık başla. Başlayacağım ama hiçbir şey bilmiyorum;derken önce bir yazı yazmayı öğreneyim sonra bilgisayar kullanmayı diye düşündüm. Hayır, yapınca iyi yapmalı en iyi şekilde olmalıydı. Nette arandım durdum ve f klavyede q klavyeden daha hızlı yazılabileceğini öğrendim. Öğrendim ama benim klavye q anlayacağın başlamadan bitti bilgisayar sevdası çünkü f klavye satan bir yer bulamadım. Netten q klavyenin f klavyeye çevirme ayarlarını öğrendim ve uyguladım şuan açılış dilim türkçe f Sonra türkeğitim.net uçan parmaklardan on parmak f klavye yazmayı öğrendim bir süre önce ama bakmadan çok zor oldu(baksam ne olurki klavye q), etiketler varmış onlardan alayım dedim sonra vazgectim. Şimdi benim sorunum tamam klavyeye bakmadan yazabiliyorum ama sürekli ekrana bakıp kontrol ederek anında düzelterek ilerleyebiliyorum, ayrıca çok yavaşım çok hatalı yazıyorum. Dün buna bir çözüm bulmam gerektiğini düşünerek nette f klavye yazım hızını artırmak diye girdim ve iftectionla tanıştım orada yazdıklarınız çok güzel (yazım hızı 500 harika) Bende wordpad var denedim ama sözettiğiniz gibi istatistik falan yok. Bende istatistik olması açısından uçan parmaklardaki harfleri tekrar denedim ve işte sonuçlar: (Burada okurumuz yaptığı çalışmanın sonuçlarını göndermiş, isteği doğrultusunda yayına almadım) Görüldüğü gibi berbat.ŞİMDİ SORUM:SİZCE BİR UMUT VAR MI? (ZİRA BENİM YOK) NE KADARLIK BİR ÇALIŞMA SONRA SİZİN GİBİ OLABİLİRİM (YA DA OLABİLİRMİYİM) WORD PROGRAMINI NASIL ELDE EDEBİLİRİM?
LÜTFEN beni sitenizde yayınlamayın (kimsenin gülmesini istemem) ya da yayınlarsanız takma ad kullanın. Uzun bir mail oldu umarım sıkılmamışsınızdır.Bana dönmenizi bekliyorum.
Saygılarımla Volkan Bey”
Mail bu şekilde gönderilmiş. Samimi ve gayet açık bir şekilde yazılan bu maile en iyi cevabımı vermek zorundayım. Söz konusu okurumun isteğini kırmayarak adını vermiyorum. Onun için “Çalışkan İnsan” rumuzunu kullanmayı tercih edeceğim. Sanırım bu durumdan rahatsız olmaz. Öncelikle “Çalışkan İnsan” sizi bu gayretiniz ve azminiz için kutluyorum. Keşke birçok kişi sizin gibi düşünüp bu işe gönül verebilse. Hiç alakanız yokken sırf bilgisayarı ve teknolojiyi daha hızlı kullanabilmek için başladığınız F klavye yolculuğunda aslında hiçte kötü bir yerde değilsiniz. Üstelik kısa bir çalışma evresinde bu kadar ilerlemeniz bile çok güzel. Bu durumunuzun birçok kişiye örnek olacağını düşünüyorum. Bu Yazıyı Buraya Yazmamın Amacı da Bu! Şimdi dilerseniz sorularınıza cevap vermeye çalışayım.
Sorunuzda diyorsunuz ki; Sizce bir umut var mı?
Her zaman umut vardır, F Klavye ile ilgili şuradaki röportajımı okuduysanız İsmail hocamın benim için yazdığı izlenimleri takip edebilirsiniz. Orada benim durumum gerçekten içler acısıydı. Sizden bile daha kötü yazıyordum ancak umudumu hiç yitirmedim. Sürekli çalıştım. On parmak programını kısa bir süre kullandım ve daha sonra kendi başıma önceleri internet adreslerini yazarak daha sonra kısa yazılar yazarak klavyeye olan alışkanlığımı arttırdım. Bu sayede bugünlere kadar geldim. Tabi bu durumda sürekli bilgisayar başında olmak ve çalışmak da artı etkenler ancak Hacettepe Üniversitesi’nde evinde bilgisayarı olmayan, F klavyeyi öğrenmeyi çok isteyen, sadece ders saatlerinde ve bir iki saat fazla F klavye çalışabilen ve buna rağmen çok hızlı yazı yazan arkadaşlar tanıdım. Onların azmi ve gayreti maddi imkanı olupta bu işle yeterince ilgilenmeyen insanlar için bir örnek teşkil ediyordu. Umut her zaman vardır, sakın çalışmalarınıza ara vermeyin. Kendinizi sıkmayacak biçimde günde 20 veya 30 dakikanızı bu işe ayırmanız yeterlidir.
Bir başka sorunuz ise; Ne kadarlık bir çalışma sonra sizin gibi olabilirim? Aslına bakarsanız mevcut F klavye kullanıcıları arasında benim hızım çok kötü bir hız. En azından ben kendimi öyle görüyorum. Tamam bilgisayar başında sürekli F yazıyorum ama bunu alıştığım tempoda ve hızımı arttırmadan yapıyorum. Bu nedenle artık kendimi çok hızlı yazıyor kategorisine sokmam kendimi kandırmamla eşdeğerdir. Ancak yine de dakikada 400 vuruşa ve üzerine çıkmamanız için hiçbir neden yok. Yukarıda bahsettiğim gibi kendinizi sıkmayacak biçimde düzenli çalışmalar yaparsanız çalışma hızınızın çok daha artacağını göreceksiniz. Nacizane benim de sitemde F klavye ile ilgili yazdığım yazıları okursanız bunlarda size faydalı olacaktır.
Son sorunuza gelince; MS Word programı MS Office ailesi içinde gelen bir programdır. Office versiyonu 2000′den aşağı olmamak kaydıyla herhangi bir Ms Office cd’si bulabilirseniz o cd’den programı bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Bilgisayar cd’leri satan yerlerden bu cd’yi edinebilirsiniz. Ms Word programında daha önce bahsettiğim gibi yazım hızımızı ölçmek ve hatalarımızı görmek daha kolay ve güzeldir.
Umarım bu güzel mailinize iyi bir cevap olmuştur. Sizler gibi Çalışkan İnsanların artması dileğiyle. Lütfen çalışmalarınızı bırakmayın…
Saygılarımla, Volkan KARAKUŞ
En Sevmediğimiz Teknolojiler (mim)
Yeni bir mim dalgasıyla daha karşı karşıyayız. Bu dalgamızda ise sevmediğimiz (dandik) teknolojilerimizi paylaşıyoruz. Bana da Oceangray ve Kaan pas atmışlar. Haliyle sevmediğimiz teknolojilerimizi yazmak icab ediyor. Lafı fazla uzatmadan hemen sevmediğim teknolojilerime geçiyorum…
- ADSL Bağlantım: Sürekli kopan, doğru düzgün downoad ve upload yapamadığım, 1024k’ya yükseltip hala verim alamadığım ve benim gibi birçok insanın çektiği abes bir teknoloji. Hala dünya standartlarını yakalayamadık, bu gidişle yakalayamayacağız da…
- Cep Telefonum: İfşa etmek gibi olmasın ama yıllar evvel aldığım bir SonyEricsson T610 marka bir cep telefonum var. Yarım megapiksel kameralı bu teknoloji yıllar geçtikçe bana yetmemeye başladı. Güzel bir web işi yapabilirsem yeni bir modelini alacağım inşallah.
- Mp3 Player’ım: Maalesef Çankaya’dan alınmış bir teknolojik ürün. Elimden geldiğince kullanmaya çalışıyorum ama geçenlerde hiçbirşey yapmamışken ekran gitti. Yenisini almak icab ediyor ne yazık ki…
- DVD Sürücüm: Lg marka dvd sürücüm kadar dandik bir dvd sürücü görmedim. Beğenmeyip kenara kaldırdığım Asus Cd-Writer’ım ondan çok çok daha iyi performans sağlıyordu. Ne yapalım illa ki dvd player diye tutturup aldık. Kendim kaşındım. :)
Evet benim sevmediğim daha doğrusu eskidiği için artık verim alamadığım teknolojilerim bunlar. Adet yerini bulsun biz de paslarımızı atıp yazımızı bitirelim. Benim paslarım da sevgili Erhan ve Fatih Arslan‘a gelsin.

















